Image Hosted by ImageShack.us

.

30/12/2007 - Bugün Sizin Gününüz

Kategori: Can_Dundar

Image Hosted by ImageShack.us
O'nu hatırladıkca başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz ...

Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla o hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz ...

Ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin ...

O'nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O'nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain ...

Sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O'ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa ,

Ve O, her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp,hüzünlendikçe ağlıyorsa ...

Dünyanın en güzel yeri O'nun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse ...

Hayat O'nunla güzel ve onsuz müptezelse ...

Elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, O'nun yüzü pembeyse,

Kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...

Her şiirde anlatılan O'ysa...

Her filmin kahramanı O ...

Her roman O'ndan söz ediyor, her çiçek O'nu açıyorsa ...

Bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa, iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa ...

İştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa ...

Eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla habire O'nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın O olduğunu adınız gibi biliyorsanız ...

Mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O'na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız ...

Kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü ...

Özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu ...

Hem kimseler duymasın, hem cümlealem bilsin istiyorsanız ...

O'nsuz geceler işsiz, sokaklar öksüzse ...

Ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse ...

Gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de; bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O'nun yüzü suyu hürmetine ...

Uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa ...

Dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa ...

Nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız ...

Kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim ...

Gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir sarkı, bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa ...

Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız, sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla ...

... o halde bugün sizin gününüz !..

"Çok yaşa"yın ve de "siz de görün" üz .

CAN DÜNDAR

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/11/2007 - CAN DÜNDAR

Kategori: Can_Dundar

Hijyenik olmayan pamuklu çocuk bezi ile
tahta beşik ile büyüdük.
Çocuklar
için güvenli kapaklar, kilitler, elektrik
prizleri
yoktu ve bisiklete kasesiz binerdik.
Gideceğimiz yere yanımızda
bir
koruyucu
ile değil yalnız giderdik hiç bir rizikoyu
düşünmeden.
Otomobil de çocuk koltuğu olmadan ve
kemer bağlamadan taşırdı
bizi.

Çeşmeden su içerdik.. Pasta yerdik,
ekmek yerdik, sekerli
içecekler
içerdik ve fazla kilolarımız yoktu çünkü
sokakta oynardık.
3-4 arkadaş ayni şişeden içerdik ve
hiçbirimiz ölmezdik. Oyuncak
arabaları
haftalarca uğraşıp kendimiz yapardık
sadece fren yapınca
nasıl iz kaldığını görebilmek için.
Problemlerimizi kendimiz çözmeyi
öğrendik. Sabah evden çıkıp
aksam
sokak
lambaları yanıncaya kadar dışarıda
kalabilirdik.
Anamız gece sokaktan bizi çeke
çeke,bağıra bağıra alırdı. Kimse
bize
ulaşamazdı cep telefonlarımız yoktu.

Akıllara zarar!
Playstationlar, nintendolar, videolar,
PC, 98 kanallı kablo
yayını,
İnternet,
chat odaları yoktu. Arkadaşlarımız vardı
sokağa çıkar
ve bulurduk onları.
Oynadığımız oyunlarda bazen canimiz
yanardı, ağaçtan düşerdik,
herlerimiz çizilirdi, çeşitli kazalar ve
yaralar olurdu. Ama
asla haklılık haksızlık
kavgası olmazdı. Doktora giderdik kimse
de suçluluk duymazdı.
Hatırlar misiniz kazaları? Dövüşürdük,
itişirdik mor lekeler
oluşurdu ama
biz çabucak iyileşmesini öğrendik. Ağaç
dallarından
çelik çomak oynardık
birbirimizin gözünü oymazdık. Komşu
bahçesindeki kiraz ağacına
dalardık.
Bilirmisiniz "dalmayı" meyve bahçesine
"dalmayı" dut
ağaçlarının tepesinde
dolaşmayı onu sallamayı ve örtünün
üzerinden dut yemeyi
bilircisiniz?

Önceden haber vermeden bisikletle veya yürüyerek bir arkadaşımıza gidip zili çalardık, içeriye girip saatlerce
oynar konuşurduk(Düşünebiliyor musunuz
habersiz) Eğer doğru zamanda gelmediysek
içeri giremezdik. O zaman da hayal
kırıklığını öğrenirdik,
herselin istediğimiz gibi ve istediğimiz
zamanda olamayacağını öğrenirdik.
Öğretmenlerin daha çok zamanı vardı ve
neşeliydiler. Herkes
koleje gitmezdi, gitmeyenler aptal sayılmazdı.
Kuaför de
olunabilirdi. Şans-talih-kader-kısmet sattınız mi sokaklarda.
Bağıra
bağıra.
Sonra kutudaki gofretleri oturup bir kösede gizlice yediniz mi siz?

Yaptığımız herseyin arkasında dururduk
ve tutarlıydık. Okulla
veya
kanunla çelişkide olduğumuzda ailemiz bizi
dışlar mi
düşüncesi yoktu. Sorumluluk sahibiydik ve herseli basardık.!!!.."
Evet biz başardık ve
çocukluğumuzu
yaşadık doya doya...

Evet biz çocuktuk.


Can DÜNDAR

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/5/2007 - Baharı Getirdim sana...

Kategori: Can_Dundar

Baharı Getirdim Sana

“Neyi arıyorsan sen, O’sundur” der Mevlana..
Zulmün peşindeysen zalimsin, aşkı arıyorsan aşık....
Elinden tuttuğumuz her sevgili, bizi sürükleyip,
kendi iç dünyamızın derinliklerinde bir keşif gezisine
çıkarır. Her ilişki, benliğimizde bir kazıdır aslında,
her sevda ruhumuzun bir başka yüzü... Her aşkta
kendimizi ararız, o yüzden bulduklarımız benzerimizdir.
Resimlerini yan yana koyun sevdiklerinizin ve
dikkatle bakın yüzlerine, onların suretlerinden
kendi yüzünüz bakacaktır size... Aşk denilen
kaleydoskobun buzlu camına gözünüzü dayadığınızda,
binbir cam rengarenk ışıklar saçarak döndüğünde,
her seferinde bambaşka şekiller ördüğünü görürsünüz.
Her camda, farklı bir renginiz vardır; her şekilde
sizden bir parça... Aşklarınız hülasanızdır.
Sevdiğiniz her adam, beğendiğiniz her kadın
farklı ruh hallerinizi ele verir; arada bir çevirdiniz mi
kaleydoskobu, cam paralar yer değiştirip yeni şekiller
alır; hepsi siz... Sevgilinizin gözlerindeki dolunay,
sizdeki ışığın yansımasıdır aslında;
dilindeki sizin ilhamınız, tenindeki sizin yansımanızdır.
Yoksa halâ bir sevdiğiniz, o henüz kendinizi
bulamadığınızdandır... Aşk, narsizmdir.
Sevda, çevrildikçe içinizin farklı ışıklarını yakan
eğlenceli bir kaleydoskop gibi başımızı döndürüyor.
Ve biz, hep baharı takip ederek dünyayı gezen bir
gezgin gibi içimizdeki eski baharları arıyoruz.
Narcissusu’u bilirsiniz; Öyle heybetli ve güzelmiş ki,
bakmaya dayanamazmış kendine... Gün boyu
ayna karşısına geçip kara gözlerini, incecik burnunu,
dar kalçalarını, kıvırcık saçlarını seyredermiş
hayran hayran... Bir gün ırmak kenarında gezinirken,
sudaki yansımasına ilişmiş gözü. Uzanıp, iyice
bakmak istemiş. Tam gördüğünde kendisini,
dengesini kaybedip düşüvermiş ırmağa,
kapılıp gitmiş suya... Yeryüzünün en güzel insanının
öldüğünü duyan Tanrı, unutulmaması için O’nu
her bahar açan güzel kokulu bir çiçeğe dönüştürmüş,
Narcissus, nergis olmuş. Kıssadan hisse, benden
size tavsiye, taze bir nergis verin bugün sevgilinize...
Sonra da, nerede baharsa mevsim, rotasını oraya
çevirip içinizdeki eski baharlara koşan bir gezgin gibi
“Bahar getirdim sana” deyin.
Baharın elinizde olduğunu unutmadan..
Gözlerindeki ırmağa baktığınızda kendinizi göreceksiniz;
dikkat edin de hayran olup düşmeyin...
Düşüp bahar kokulu bir çiçeğe dönüşmeyin...

Can Dündar

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Son Yazılarım

ANI-Ümit Yaşar Oğuzcan
Unutamadığım-Ahmed Arif
Ayrılık diye bir şey yok-Ümit Yaşar Oğuzcan
Unutma Dedi Şiirlerim
Gözlerinde Sakla Beni
Sen Yokken Biraz Daha Ölüyorum Ben
Gözlerimden Düşerken
Aşkının Ateşinde Kavurdun Nar Eyledin

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

AŞK MABEDİ
GARİBİN YERİ
Msn Denizi
GİF DENİZİ
FORUMUM
RESİM BLOGUM
FİRMALARIN REHBERİ

Kategoriler

Arkadaşlarım

meyraca
cic
pastel
gozum
teknolojihaber
pastell
aydogan29
asis
yagmur056
masaltozu
ondercesur
melexy
qarip
birseyvar
braveleader
ortaklarim
mavismor
cinlerinyeri
yosunrosa
sevgimabedi
mmsssnn
institute
benayten
golevi
vizyondakiler
kurtlarvadisi101


BANNERİM

Image Hosted by ImageShack.us

Pagerank

PagerankAlexa.Com - Pagerank Toplisti

Add to Technorati Favorites

Subscribe

Search Engine Optimization